Mimar ve şehircilik uzmanı, aynı zamanda yazar Turgut Cansever, vefatının 13. yılında Beyoğlu Belediyesi tarafından Turabibaba Kütüphanesinde düzenlenen programla anıldı.

Kâdirî Turâbî Baba Tekkesi’nin son şeyhi Ali Efendi’nin torunu, ‘Bilge Mimar’ Turgut Cansever, vefatının 13. Yılında Beyoğlu’nda anıldı. Beyoğlu Belediyesi tarafından Turabibaba Kütüphanesinde düzenlenen programda Gazeteci-Yazar Beşir Ayvazoğlu, Turgut Cansever’i anlattı. Programa Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da katıldı.

TÜRKİYE’DE SANAT TARİHİ ALANINDA İLK DOKTORA TEZİNİ YAZDI

“Bilge Mimar” da olarak anılan Cansever’in “Osmanlı ve Selçuklu Mimarisinde Sütun Başlıkları” adlı doktora tezi, Türkiye’de yapılan sanat tarihi doktora tezlerinin ilki oldu. Fransa’ya giderek bir süre Avrupa’yı dolaşan Cansever, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden “Modern Mimarinin Sorunları” adlı teziyle de 1960’da doçent unvanını aldı. Cansever, 1947–1951 yılları arasında DGSA’da öğretim üyeliği yaptı ve 1949’da Sadullah Paşa Yalısı’nın restorasyonunu gerçekleştirdi. Bu çalışma, usta mimarın meslek yaşamının ilk önemli deneyimi oldu. Kendi mimarlık bürosunu 1951’de kuran Cansever, 1950’li yıllarda Karatepe Açık Hava Müzesi, Diyarbakır Koleji, ODTÜ Kampüsü yarışma projesi ve Türk Tarih Kurumu binasını tasarladı.

KENT, İMAR VE KORUMA ALANLARINDA MÜCADELE VERDİ

Cansever, 1957’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde planlama danışmanı olarak çalıştı ve İstanbul Metropolü Gelişme Biçimi ile ilgili ilk çalışmaları yaparak, çözüm alternatiflerini geliştirdi. 1957’de de İmar Yasası ve İmar İskan Bakanlığı kuruluş çalışmalarına katıldı. Turgut Cansever, 1958’de Beyazıt Meydanı tasarımına başladı. Bu çalışma, onu kent, imar, koruma alanında mücadele vermeye yönlendirdi. Usta mimar ayrıca 1959-1960’ta kuruluşunda bulunduğu Marmara Bölgesi Planlama Teşkilatı Başkanlığı, 1974-1975’te Dünya Bankası İstanbul Metropol Planlama Projesi’ne başkanlık, 1974-1976 arasında Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu üyeliği, 1975-1980 arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinde, 1979’da Ankara Büyükşehir Belediyesi metropol planlama, yeni yerleşmeler, kent merkezleri ve koruma danışmanlığı görevlerinde bulundu. Cansever’in 1980’de hazırladığı Ankara Ulusal Müze projesi, 1984’te hazırladığı Avanos Kaya Oteli projesi, Ankara Batıkent için geliştirdiği konut projeleri, Muğla Yağcılar Hanı projesi ve pek çok diğer projesi uygulanmadı.

ÜÇ KEZ AĞA HAN MİMARLIK ÖDÜLÜ ALMIŞ DÜNYADAKİ TEK MİMAR OLDU

Türk Tarih Kurumu binası ve Ahmet Ertegün evi yenilemesi Cansever’e 1980’de iki Ağa Han ödülü getirdi. Cansever, üçüncü Ağa Han Ödülü’nü ise 1992’de Bodrum’un 9 km kuzeyindeki Mandalya Koyu’nda toplam 3 otel ve 500 evden oluşan, Emine Öğün, Mehmet Öğün ve Feyza Cansever ile gerçekleştirdiği Demir Evleri Projesi’yle aldı. Bu projeyle Cansever, üç kez “Ağa Han Mimarlık Ödülü” almış dünyadaki tek mimar oldu. Mekke Üniversitesi’nde 1983’te eğitim programı hazırlık danışmanı olarak çalışan Cansever, aynı yıl Ağa Han Mimarlık Ödülü Master Jürisi’nde görev aldı. Turgut Cansever, 1990’lı yıllarda yayım etkinliklerini sürdürdü. Pek çok makale yayımladı, yazı derlemelerini kitap haline getirdi. Anıtsal bir yapıt olan “Mimar Sinan” kitabını ise 2005’te yayımladı.

MODERN MİMARLIĞIN SORUNLARINA ÇEVRESEL VE KÜLTÜREL DEĞERLERE AĞIRLIK VEREREK YAKLAŞTI

Çeşitli alanlardaki tasarım ve uygulamalarında modern mimarlığın sorunlarına çevresel ve kültürel değerlere ağırlık vererek yaklaşan Cansever, mimarlık ve kent sorunları üzerine çeşitli makaleler yayımladı. Mimaride evrensellik ve yerellik, standartlar ve çeşitlilik, mimarinin genetik meseleleri ve tezyinilik konularında teorik görüşlerini, uygulamalarında gündeme getirdi. Cansever, tarihsel Türk mimarlığı ile çağdaş mimarlığı başarılı bir şekilde yorumlayabilmiş olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı 2005 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü aldı.