Beyoğlu Belediyesi tarafından düzenlenen “Su ve Sürdürülebilirlik İlk Çağrı” programında; su kaynaklarının korunması, Haliç’in son durumuyla ilgili hazırlanan analiz raporlarının değerlendirilmesi ve iklim değişikliklerinin beraberinde getirdiği kuraklık gibi olumsuzluklara karşı alınabilecek önlemler ele alındı.

Beyoğlu’nda, 22 Mart Dünya Su Günü’nde “Su ve Sürdürülebilirlik” İlk Çağrı Programı düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi tarafından Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde gerçekleştirilen program; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Fatih Andı’n yanı sıra akademik camiadan çok sayıda isim katıldı. İki oturumlu programda, su kaynaklarının korunması, Haliç’in son durumuyla ilgili hazırlanan analiz raporlarının değerlendirilmesi ve iklim değişikliklerinin beraberinde getirdiği kuraklık gibi olumsuzluklara karşı alınabilecek önlemler ele alındı. 

“ÇEŞMELERİN YIKILMASI İLE BERABER MELEKLERİMİZ DE GİTTİ”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum programda yaptığı konuşmada “Bugün Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’umuzdayız. Taksim İstanbul’un bütün sularının toplandığı, şehre ve vatandaşa dağıtıldığı tarihî bir merkezdir. Eskiden Taksim’den Kâğıthane’ye bu bölgede her sokak başında bir çeşme bulunurdu. Ne yazık ki bu çeşmelerin büyük çoğunluğu yeni imar planları nedeniyle 1950’li yıllara kadar kaldırılmış.” diyerek, bir dönem Beyoğlu’nda yaşayan bir devlet büyüğüne atfedilen serzenişi şu şekilde aktardı:“O zaman bizim her çeşmemizin alnında ‘O Allah ki gökten sizin için su indirdi’ ayeti yazardı. Süslemelerin altından kuşlar su içerdi. Her çeşmenin başında iki kurna olur, her kurnanın başında bir melek otururdu. Çeşmelerin yıkılması ile beraber meleklerimiz de gitti” dedi.

“KADERİNE TERK EDİLEN HALİÇ’İ VE İSTANBUL’U YAŞADIK”

Bakan Murat Kurum, İstanbul’a dair Şair Nedim’in benzetmesini de katılımcılarla paylaşarak, “Medeniyetimizin büyük şairlerinden Nedim, ‘Bu şehri İstanbul ki bimislü behâdır’ demiş ve ne güzel söylemiştir. Bu şehri ‘iki deniz arasındaki bir elmas parçasına benzetmiş, İstanbul güneşle aynı değere sahiptir’ demiştir. İstanbul o günlerden bu günlere hâlâ muhteşem bir şehir. Fakat bu şiirin yazıldığı günden bugüne geçen 3 asrın ardından, sanayileşmeyle birlikte İstanbul’da makûs bir talihi yaşadık. Kaderine terk edilen bir Beyoğlu’nu, Haliç’i ve İstanbul’u yaşadık. Bu şehrin makûs talihini değiştiren, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Bu eşsiz tarih, kültür ve doğal zenginliğe sahip muhteşem şehri yeniden o eski iddialı günlerine kavuşturdu. Ben bu vesileyle sizlerin huzurunda İstanbul’u yeniden büyük Türkiye idealimizin kalbine yerleştiren, geleceğe emin adımlarla yürümesini sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza en derin şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

BEYOĞLU, İSTANBUL’DA SUYUN DAĞITILDIĞI YER

Programda konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da, inanç ve medeniyet anlayışlarında suyun hep ön planda olduğunu söyledi. Etkinlikte su ve farkındalığın konuşulacağını belirten Yıldız, “Sürdürülebilirlik ve kalkınmayı konuşacağız. Gittiğimiz her yerde suyun faziletlerini, hikmetlerini anlatmamız gerektiğini bir sorumluluk olarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Neden Beyoğlu? Çünkü Beyoğlu, İstanbul’da suyun dağıtıldığı yer. Bugün ‘Taksim’ diye bildiğimiz Taksim Meydanı, suyun taksim edildiği, suyun bölündüğü, İstanbul’a dağıtıldığı yer. Dolayısıyla suyla ilgili bir toplantının da Beyoğlu’nda olması bu anlamda manidar.” diye konuştu.

“BİZE ÇOK ŞEY KAZANDIRACAĞINA İNANIYORUM”

AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, suyun metalaşmasından ve devamında birçok sorundan bahsedildiğini ifade etti. Kabaktepe, “Hayatın hiçliği anlamına gelen suya, bu programın hakikaten hak ettiği değeri ve yaklaşımı noktasında, bize çok şey kazandıracağına inanıyorum.” dedi.

“GELECEĞİN EN BÜYÜK SORUNUNUN SU OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Fatih Andı ise hayatın varlığı için suyun temel ihtiyaç olduğunu belirtti. Eskilerin, hayatı ve varlığı yapan dört unsur arasında suyu en başta saydıklarına dikkati çeken Andı, “Bizim medeniyetimiz, başka insan topluluklarının oluşturduğundan çok daha çeşitli bir su kültürü meydana getirmiştir. İsraftan kaçınma, bizim su ile ilişkimizde sürdürülebilir olma imkanını sağlar. Bugünün ve geleceğin en büyük sorununun su olduğunu ve olacağını biliyoruz. Bu soruna karşı üretici olmak zorundayız.” dedi.

‘KİRLETMEDEN TEMİZ TUTMAK İÇİN NASIL YAPARIZ?’ DİYE ÇALIŞMAYA BAŞLADIK

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, dünyada ve Türkiye’de 1950’lerden sonra Sanayi Devrimi ve kente göç dolayısıyla hava, su ve toprak kirliliği oluştuğunu anlattı. Balta, suyu önce kirlettiklerini belirterek “Sonra baktık ki içinden çıkılmaz bir hale geliyor, ‘Kirletmeden temiz tutmak için nasıl yaparız?’ diye çalışmaya başladık. Kirlettikten sonra temizlemek çok daha pahalıdır ve bedeli de ağırdır.” diye konuştu.

İKİ OTURUM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“Haliç Özelinde Su ve Sürdürülebilirlik” başlıklı Haliç Oturumuna; Dr. Hayri Baraçlı, Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, Prof. Dr. Ali Uyumaz ve Doç. Dr. Abdullah Yinanç konuşmacı olarak katıldı.  “Su Savaşları ve Su Projeleri” başlıklı Sürdürülebilirlik Oturumuna ise, Doç. Dr. Sabri Öz, Doç. Dr. Zeki Ünal Yümün, Dr. Vahit Ferhan Benli ve Dr. Hüseyin Arslan konuşmacı olarak katıldı. Oturumların yanı sıra Metaverse Meta Müze platformunda katılımcılar 3D gözlük ile Beyoğlu’nun tarihi çeşmelerine yolculuk yapma imkanı buldu. Etkinlikte ayrıca Bilim Beyoğlu Doğa Atölyesi ile de öğrencilere su bilinci eğitimi verildi. Program, ‘İlk Çağrı Sonuç Bildirisi’nin okunmasıyla sona erdi.